13 Mart 2008 Perşembe

Lütfen, bu akşam rüya görmeyeyim...

Nedense bu hafta bana çok zor geldi, geçmek bilmedi. Pazartesi günü işyerine geldiğimde günün çarşamba olduğunu, çarşamba günü ise perşembe olduğunu ve yemin ederim ki; perşembe günü işe gittiğimde, o günün CUMAAAAAA olduğunu zannettim. Bir türlü ikna olamadım, gün kavramımı yitirdim. Bu hafta bir türlü hangi günde olduğumu bilemedim. Oysa işyerimde masamda, duvarda bir sürü takvim var. Ama ben inatla günleri karıştırdım. Böyle bir şey bana ilk defa oluyor. Daha önce sadece haftanın bir gününü karıştırırdım. Mesela perşembe günü olduğunda, cuma günü olduğunu zannederdim. Ama bu hafta çok farklıydı; beş günde birbirine girmiş durumdaydı. Sanırım bu aralar beynim çok yorgun. Beynimin dinlenmeye ihtiyacı var.

Var da; hiçbir zaman dinlenemiyor ki…Uyuduğum zaman dinlenmesi lazım ama, rüyalarımdan sıra gelmiyor ki; beynimin dinlenmesine, mola vermesine. Onun da artık hiçbir şey düşünmeden, çalışmadan, konuşmadan, görmeden, duymadan rahat bir şekilde uyuması lazım. Bazı insanlar var ki, aramızda hiç rüya görmediklerini söylerler. Halbuki bu konuda araştırma yapan bilim adamları “İnsanların rüya gördüklerini, fakat bazılarının bunu hatırlamadıklarını” söylerler. Ben de buna inanıyorum. Tabi ki de; aranızda inanmayanlar vardır, ama onlar, yani bu işi araştıranlar öyle söylüyorlar.

İnanın ben yıllardır, uzun bir zamandır gece uyuyacağım zaman, şunları söyleyerek dua ediyorum: “Allah’ım lütfen, bu akşam rüya görmeyeyim, rahat bir uyku uyuyayım, bana izin ver “ diye. Çünkü güzel rüyaların dışında; korkunç, kötü ve stresli rüyalar da görüyorum. Ayrıca geceleri dişlerimi de sıkıyorum ve bu sıkmayla dişlerimi de gıcırdatıyorum. Böylece sesler de çıkarıyormuşum; eşim söylüyor. Bu diş gıcırdatma olayının da, ne yazık ki çaresi yok. Bunun için diş hekimleri, ağız içine yerleştirilen sert bir plak öneriyor. Alt yada üst çenenin, dişlerle birlikte ölçüsü alınıyor ve ona göre dişleri birbirine değmesini engelleyen bir ağızlık yapılıyor. Ben iki defa yaptırdım fakat kullanamadım. O ağzınızdayken uyumanıza imkan yok. Neyse artık eskisi gibi çok sık yapmıyormuşum. Eşim öyle diyooooo.

Dolayısıyla bu rüyalardan dolayı beynimin dinlenmesi önleniyor, hiçbir zaman mümkün olmuyor. Rüyaları hatırlamamak en güzeli bence. Gün içinde yeterince beynim gerekli, gereksiz şeylerle doluyor, taşıyor zaten. Rüya görmemeyi yada hatırlamamayı istiyorum. Ama bir şeyi inkar edemeyeceğim. O da; uzun zamandır görmediğim, sevdiğim insanları rüyamda görmek, beni çok sevindiriyor. Çünkü başka şekilde göremeyeceğim ki onları. Bazıları da hayatta değil zaten...

Belki ilerde “Rüya görmeyi engelleyen ilaç” diye bir şey icat ederlerse, inanın kullanacağım. Hatta bu ilacı piyasaya sürmeden ilk bende bile deneyebilirler. Beni bu konuda anlayabilecek olanlar, her gün rüya görenlerdir. Diğerlerinin zaten beni anlamayacağını ne yazık ki, biliyorum. Bu arada aranızda her gün rüya gören var mıydı ?..

7 yorum:

meral dedi ki...

Sevgili Ebru,

Hem çocukluğuma hemde hayallerime götüren konular ve fotoğraflarla süslediğin bloğunu çok beğendimi söylemek isterim.

Rüya görmek istemediğii söylemişsin görüşlerine saygı duyuyorum, kişisel görüşüm "ben çok rüya görüyorum görmeyi de isterim. Zira beni gitmediğim, görmediğim mekanlara ulaşmayı başaramadığım hedeflere rüyalarımla ulaşmayı, sevdiğim ve uzun zamandır göremedğim dostlarımı görmeyi sağladığı için ve geleceğime ışık tuttuğu için rüya görmeyi herzaman isterim."
Bu cesaretini de tebrik ederim.
Bol şans ve başarı dilerim.

Adsız dedi ki...

Canım benim.... Hergün her akşam, hatta öğleden sonra uyusam bile rüya görürüm ve hatırlarım. Bazıları çok keyifli gelir bana sanki başka birinin hayatını yaşıyormuşum gibi hissederim. Yaramaz İlkay, mutlu İlkay, şaşkın İlkay, İlkay denizde, İlkay deniz altında.... seri yaptım valla bir defasında film bile çevirdim:)) Ama bazılarıda senin söylediğin gibi korkunç ve insanın aklını kurcalayan, birtürlü unutamadığı cinsden oluyor. Nekadar sıkıntılı bir gün geçirirsem kötü rüya sayısı artıyor, işte onlar çekilmez... Hatta geçenlerde uykudan gecenin bir yarısı uyanıp, ağlayarak kocama ondan nefret ettiğimi ve beni çok üzdüğünü söylemişim. O gece rüyamda şenol beni aldatıp yeni sevgilisiyle kahkahalar atarak beni terk ediyordu:))) Şimdi komik geliyor ama o zaman bütün gün kızgındım ona. böyle bir hap çıkarsa kesin kötü geçen günlerimde gece yatmadan önce bir tane kullanırım.
İlkay

Adsız dedi ki...

selam Ebrucuğum,
Rüyalar olmazsa hayatın tadı olmaz be güzelim.Hasret kaldığımız,arzuladığımız yada hayalini kurduğumuz çoğu şeyi rüyalarımızda yaşar yada yaşatırız.Rüyalar şarkılara konu olmuş notaya dökülmüş beste olmuş şimdi dudaklarımızda şarkı diye dolaşıyor ve büyük hazlar veriyor.
Rüyalar olmazsa beni rüyanda nasıl görecektin...
sevgiler
hicran

Oya Kayacan dedi ki...

İşte geldim Ebruli! "Uyku bozuklukları" diyorlar ya şimdi, uyku içinde olan her işin çaresini buluyorlarmış hani... Belki internetten araştırıp öyle bir yerde tedavi olmanda veya bir psikologla konuşmanda yarar var. Anladığım kadarıyla yaşamında, seni rüyalarından bu kadar yakınmaya iten bazı psikolojik faktörler olmalı. Belki çok hafif, rahatlatıcı bir ilaç tedavisi gerekebilir.
Ağlatmayan soğan yazın güldürdü beni! Bırak ağlatsın soğanlar sevgili Ebruli, kimbilir zavallı soğan genleri ne hallere sokulacak iki damla gözyaşımızı akıtmamak uğruna!!!
Sevgilerimle.

EBRULİ dedi ki...

::: Meralcim; önce iyi dileklerinden dolayı teşekkürler. Bu aralar sanırım üst üste gördüğüm kötü rüyalarım beni bunaltmış olabilir. İlerde gördüğüm güzel rüyalarla yine aranızda olacağımdan eminim. Sizin gibi bir rüya sever olarak...

::: ilkaycım; sen beni de sollamışsın canım. Rüya alanında bir yarışma yapılırsa herhalde bir ödül alırsın.Bende kendimce bu konuda yakınmışım, kendi kendime...Ama görüyorum ki; çoğunuz bundan bayağı mutlu, mesut ve memnunmuş. Neyse bende aranıza en kısa zamanda katılacağım. Hele bir güzel rüya göreyim de...

::: Hicran Hanım; sizi bloğumda görmek ne güzel, uzun zamandır bekliyordum, çok sevindim doğrusu. Haklısınız, ne diyeyim. Ama sanırım sizlerin iyi ve güzel gördüğü rüyalar daha fazla. Sizde kötü rüyalarla boğuşsaydınız eminim o sinirle sizde böyle bir yazı yazardınız...

:::Oya Kayacan; ilk önce hoşgeldiniz bloğuma. Tavsiyeniz için çok teşekkürler. Ama sürekli bu şekilde rüya görmüyorum, düzelecektir. Güzel beni güldüren, sevindiren rüyalarım da oluyor.
Ayrıca "soğan" sizin vazgeçilmez bir sebzeniz. Eğer o olmasaydı; yemekleriniz lezzetli ve o kadar da mükemmel olabilir miydi? Yaptığınız yemekler çok güzel,yani öyle gözüküyorlar. Kimbilir belki bir gün; yemeklerinizi tatmak nasip olur bana...

Adsız dedi ki...

Güzeller güzeli Ebru'ya
Her zaman güzelsin ve benim güzellerimin arasındasın.Güzelliğin seninle bir bütün sen herşeyinle güzelsin.Bunu herkesin bilmesini istedim.Yüreğin o kadar güzelki bu yazılarına mis koku olarak yansıyor.Kokuların bir bahar havasında herkese ulaşması dileğimle yeni yazılarını bekliyorum....
Tanrının avuclarında olman dileğimle.....

hicran,

Ebruli dedi ki...

:::Hicran Hanım; canımsınız, beni ne kadar duygulandırdın bilemezsin. Çok güzel yazmışsın, teşekkür ederim. Sizin gibi insanlar hayatımda olduğu sürece, emin olun ki; güzel şeyler yazacağım, sizlerin sayesinde...

Tekrar teşekkürler, iyi dileklerin için...