27 Nisan 2008 Pazar

Böyle fotoğraflar çekmem lazım...

Biraz önce maillerime bir baktım ki; arkadaşım Emoş'dan inanılmaz güzellikte fotolar gelmiş. Fotoğraflar harikaydı. Eeeee tabiki hepsini de bloğuma koymadım. En çok beğendiklerimi ayırdım. Ben ne zaman böyle bir manzaranın fotoğrafını çekeceğim?Haaaa! ne zaman ? Kendime acayip kızıyorum. Ankara'da böyle yerler bulamıyorum, yok. Ya da var, ama ben görmüyorum.
**********
Aslında mesela; Amasra Ankara'ya arabamızla 3-4 saatte gidebileceğiniz bir yer. Hemde denizi bile var Amasra'nın. Deniz kenarı bir yer orası. Bir haftasonu aşkımla yola çıkıpta, gidemedik şu meşhur Amasra'ya. Cumartesi yola çıkıp, o gece orada kalıp, Pazar günü öğleden sonrada dönerdik. Ne güzel olurdu. Mesafede yakın, yolda bunalmazdık. Ayyyy gerçekten kendime sinir oldum şimdi. Ankara'da AVM'lerini gezeceğimize; biraz doğa, çiçek, ağaç, deniz manzarası görsek daha iyi olurdu bence. Hemde süper olurdu...
üüüü***********
Ayrıca Amasra'ya gelmeden önce, Safranbolu'ya da uğrama şansınız var. Sabahları uğrayanlar, köy kahvaltısı yapıyorlarmış orada. Tam yolunuzun üstünde çünkü. Ben daha gitmedim ama gitmişim gibi de anlatıyorum yaaaa. Gidenlerin anlattıklarını dinleyerek, edindim tüm bu bilgileri. Geçen hafta sonu en son, işyerinden arkadaşım Meral gitmişti. Çok güzel geçmiş, beğenmiş Amasra'yı. Denize bile girenler vardı dedi. Şaşırdım, inanamadım. Antalya'da bile denize girenleri duymadık çünkü. Demek ki; "Amasra Halkı" denizi çok seviyor. Öyle haziranı, ağustosu bekleyemiyor. Güneş çıksın yeter diyor herhalde, denize girmek için. En kısa sürede Amasra'yı, Çakraz'ı görmek istiyorum. Havalar çok ısınmadan. Çok sıcaklarda gezmeyi sevmiyorum da...

Bugün mailime gelen fotolardan biriside bu pisicik. Yani bu fotoyu çeken ben değilim, maalesef. Kim çekmiş onuda bilmiyorum. Eğer bilseydim, inanın adını belirtirdim. Buna emin olabilirsiniz. Gelelim şu kedimize. Ne kadar da güzel bir şey bu böyle. Saatlerce bu pisiciği seyretsem, okşasam bıkmam herhalde. Tüylerinin rengine hasta oldum. Gözleri de inanılmaz yeşilmiş hani. Üzerine yattığı çimlerle aynı renkte mübarek. Bakarken bile içim titredi gözlerine. Ne güzel bir yeşil öyle. Bu picicik benim olsaydı eğer; adını "Yeşilim" koyardım herhalde. Ne güzel; almış güzelim manzarayı karşısına, uzanmış çimlerin üzerine. Oooohhhhh! gel keyfim gel. Bir de şöyle "güzel pişmiş, ekmek arası arnavut ciğeri olsaydı, ne güzel olurdu di mi?" derdim, onun yerinde olsaydım. Kediler ciğere bayılır. Bu arada bende arnavut ciğerini bayılırım, çok severim. Ama kolestrol problemimden dolayı yememem gerekiyor. Elimden gelse, her gün yiyebileceğim bir yemektir aslında. Ama, dikkat etmek zorundayım işte. Ne yaparsın, hastalıklar yavaş yavaş geliyorlar. Keşke gelmeseler, uzak olsalar değil mi ?..
*********
Şu anda onun yerinde, kediciğin yerinde olmak vardı. Güzel bir gökyüzü manzarasına bakarak, çimlerin üzerine uzanmak. Elimde ciğer-ekmek. Evde değil de, orada olmak vardı...
...**********
Benim de artık böyle yerlere gidip, böyle fotoğraflar çekmem lazım. Doğayı, çiçekleri, hayvanları, dağları, gökyüzünü, güneşi, bulutları. Evet bunların fotoğraflarını çekip, bloğumda yayınlamam lazım. İçimde, inanılmaz derecede bununla ilgili bir tutku var. Bu bloğu açmamla birlikte "insanların fotoğraflarını çekmek" duygumun yerini; doğa, tabiat, manzara ve cansız objelerin fotoğrafını çekme içgüdüsü aldı. Yıllardır yapmadığım bir şeyi yapmak istiyorum. Kendim bile hayret ediyorum. Nasıl da böyle bir şey için bu kadar istek duyuyorum diye...
***********
Ne zaman peki ? Ne zaman çekeceğim bu fotoğrafları, ne zaman Ebruli ? Söyleeee ne zaman?..

8 yorum:

Cocukla Cocuk dedi ki...

Merhabalar, Cafefernando'ya yazdığın yorumu okudum çok hoşuma gitti ""Pastırmalı ve etli ekmeği meşhurdur. Asıl pastırma Kayseri’de değil, orada yenir.""
Ben bir kastamonulu olarak Kayseri'de oturuyorum ve sonuna kadar aynı şeyi savunuyorum:))
sevgiler

Ebruli dedi ki...

:::Cocuklacocuk merhaba;
Bu konuda benimle ayni dusunuyor olman ne guzel. Kastamonu'luyuz ya; iste cekiyor insani...
Bir "pastirmali ekmek" cekti canim sorma...
Sevgilerle...

İLKAY dedi ki...

AHH CANIMIN İÇİ... Olmuyor böyle fotoğraflar. Yeri bulsan ışığı tutturamıyorsun ışığı tuttursan başka birşeyleri kaçırıyorsun... Cafe fernandonun bir pazarda çektiklerini gördünmü, neler yakalamış adam... Gel şekerim elele verelim kursa gidelim onlar anlatsın biz çekelim...

Ebruli dedi ki...

:::Canim ilkaycim;
Cafefernando'nun Kastamonu pazari ile ilgili yazisina yorum bile yazdim. Fotograflar da guzeldi.Ben yinede manzarayi bulsam, o fotograflari cekebilirim. Yetenegim oldugunu biliyorum...

Betül dedi ki...

Bu kedinin göz rengi ve arka fonunda photoshop hilesi olduğunu düşünüyorum.

Kardeşin Betül

Ebruli dedi ki...

:::Canım kardeşim benim;
Hiç de öyle değil bence. O pisinin gerçek göz rengi ve arkadaki manzarada bence gerçek...
Hile olayı yok yani...
Umarım bu iki fotoğrafı çeken şahıs kimdir bilmiyorum ama; benim yazımı okur da, kendisini nasıl savunduğumu görür.
Hehehehe...

özge kelebek dedi ki...

Amasra, inkumu, güzelcehisar, magoda,çakraz Bartın'ın en güzel koyları bence. Özellikle Güzelcehisar ve Magoda'yı keşfetmemişseniz keşfedin derim.

Ebruli dedi ki...

:::Özge Kelebek;
Amasra ile ilgili konuşmalar geçerken; hiç kimse "Güzelcehisar ve Magoda" dan bahsetmemişti. Tavsiyen için çok teşekkür ederim. Kesinlikle Amasra'ya bir ayağımı atabilirsem eğer, bu koyları görmeden dönmeyeceğim...